Header image
 
Göçmen Türk Dernekleri Federasyonu Resmi Sitesidir  
 
 

Cebel Derneğinin 4. Genel Kurul Toplantısı...Başkan'ın Konuşması

Sayın milletvekillerim,sayın başkanlarım , sayın divan çok kıymetli misafirlerimiz çok değerli hazirun ,sevgili kardeşlerim derneğimizin 4. Olağan genel kurul toplantısına hepiniz hoş geldiniz.

Bugün 8 yıl önce yedi arkadaşımızla beraber kurduğumuz cebel kültür ve dayanışma derneğinin 4. Genel kurul toplantısını yapmaktayız..bu derneği kurduğumuzda, aldığımız değişik tepkilere rağmen biz gittiğimiz her yerde ,yöresel dernekler ve özellikle göçmen dernekler neden önemli olduğunu anlattık, neden bu derneklerin çoğalması gerektiğini  anlattık… çünkü her yörenin kendine özgü sorunları vardır… ve bu yöresel dernekler sayesinde daha etkili çözüleceğini anlattık…..her ne kadar camiamızdaki ,,küçük olsun bizim olsun ‘’ zihniyeti o zaman bizi bölücülükle suçlasa da geçen zaman bizi haklı çıkarmıştır…nitekim birçok kardeşimize gerek burada ve özellikle bulgaristanda derneğimizin değişik konularda önemli katkıları olmuştur.

   Dernekçilik ciddi iştir… dernekçilik  fedakarlık işidir…dernekçilik  güven işidir…ve bu güveni sağlayamazsanız  başarılı olma şansınız yoktur…bugün bu tatil gününde , ve bu saatte bu kadar insan buraya toplanmışsa ,bu derneğimize olan güvendendir… derneğimize olan saygıdandır….

   Tabi bu yolda bize zaman zaman eleştiriler yapıldı ( yapılacaktır da ) ama bazı kişiler hakkımızda iftira ve haksız ithamlarda bulunmuşlardır…biz bu kişileri hiçbir zaman ciddiye bile almadık…çünkü biz kendimizden emindik,kendimize güveniyorduk…..çünkü biz bu derneği dürüstlük temelleri üzerine kurduk....... Bu tür kuruluşların temelleri ne kadar sağlam olursa üzerine kurduğunuz bina da o kadar sağlam olur ….ve biz bu derneğin temellerini    daha önce de dediğim gibi üzerine gökdelen inşaa etmek için attık ……gökdelen……herkes bunu böyle bilsin

   Bundan dolayı  derneğimize tek kuruş katkı yapmamış, derneğimizin yerini bile bilmeyen …başbakanımızın dediği gibi  iki buçuk koyun güdemeyen kişileri asla muhatap almadık….çünkü her zaman başımız dik, alnımız açık oldu….çünkü her zaman size karşı dürüst olduk …çünkü ilahi adalet diye bir müessese vardır… herkese hak ettiğini verir….iyisini de …kötüsünü de…

   Hazreti mevlana ,,rabbim şerri hayır eyler,neylerse güzel eyler’’  der.

   Yöresel derneklerin kurulması kadar bu derneklerin beraber koordineli çalışması da o kadar önemlidir. Ancak bursa’da bu birlik beraberliğimizi sağlayabilmiş değiliz…ve bu böyleyse bu durum camiamızda hakim olan ,,küçük olsun benim olsun’’ zihniyetinden kaynaklanmıştır…ve bu zihniyetten  dolayı camiamıza fedakarca hizmet eden kişiler bu işlerden elini ayağını çekmişlerdir…çünkü kendilerini kullanılmış ve kandırılmış  hissetmişlerdir…bundan dolayı  camiamız zaman içerisinde kamuoyunda  etkinliğini ve saygınlığını yitirmiştir….bunun en iyi göstergesi  son genel seçimler olmuştur….camiamızın iflasının teidi olmuştur….bu seçim sürecinde kamu yararına bir derneğimizin başkanı çıkıp, camia olarak filan partiye destek vermeyeceğiz diyor, adamlar bursa’da oy patlaması yapıyor….vekil sayısını  üçten  beşe çıkarıyor….aynı başkan yine bu seçim sürecinde pişman partiye destek olacağız diyor, parti seçimlerde maf oluyor- vekil sayısını üçten ikiye düşürüyor…..bu yaşanan fiyaskolar camiamızın bu yönetim anlayışına verdiği  en iyi cevap olmuştur….

    Bu son seçimlerde  biz de ak partiden  aday adayı olduk…ancak bu benim için bile ani bir adaylık oldu. Burada asıl amaç bal-göç ten arkadaşların teklifleriyle  emin balkanı  aday göstermekti…bal-göçteki arkadaşlarımız bize böyle bir öneri ile geldiklerinde bazı arkadaşlarımız karşı çıksa da biz kayıtsız şartsız  destek sözü verdik….bizim için önemli olan ,camia olarak kendi aramızdan birilerini çıkarabilmeyi başarmaktı….bu ilerisi için ..dayanışmamız için ..kendimize güvenin artması için önemliydi…. 

   Nitekim bu bağlamda bir dizi basın açıklaması… aramızda birçok toplantı düzenledik…..ancak sayın emin balkan  son anda kendince geçerli sebeplerden dolayı aday adayı olmaktan vazgeçti…..bunca basın toplantısından sonra ,bunca istişareden sonra  aramızdan birileri çıkmalıydı…ve arkadaşlarımızın teklifleriyle aday adaylarından biri de biz olduk…

  Bunları anlatmamın bir sebebi de aday adaylığımla ilgili yapılan bazı spekülasyonlardır…herkesin gerçeği bilmesini istememdir.

   O güne kadar  aklımdan ve ağızımdan hiç kimse siyasetin ,,s’’ sini duymamıştır….aslında  listelere  bakıldığında buralarda göçmen kökenli çok değerli kardeşlerimiz vardı….(kendileri  de buradalar)….. Ancak bu kardeşlerimiz kendi gayret ve çevrelerinden  dolayı bu listelere girmişti….bizim amacımız camia olarak birilerini seçtirmekti…bundan dolayı kendimizin belirlediği kişileri seçtirmek önemliydi…ne olduğumuzu görmeliydik…..nitekim gördük de….

   Hayatım boyunca her zaman dürüst ve açık sözlü olmuşumdur…..bunları açıklamamın sebebi de budur… herkes gelişmeleri bilmelidir….yoksa biz kendi kişisel hırsımızı tatmin etmek için orada aday olmadık….camiamızda bazı şeylerin ortaya çıkması için aday olduk…..,,kralın çıplak olduğunu’’ göstermek içim aday olduk….bu işin nasıl yapılmaması gerektiğini göstermek için aday olmayı kabul ettik….gösterdik de….

    Camiamızdan  birileri  siyasette biryerlere aday olmak istiyorsa seçimlerden en az bir yıl önce çikacak sivil toplum örgütlerini ,üyelerimizi ve kanaat önderlerimizi dolaşacak ve destur isteyecek….oralardan izin çıkarsa  camiamız adına ben adayım diyecek…..emirvaki yapmayacak….amiyane tabirle  işin raconu budur..

    Bundan dolayı  biz diyoruz ki,..artık yeter …. Camiamızda  reform şart….kurumsallaşmamız şart… teşhisi doğru koymak zorundayız….sorunları doğru tespit etmek zorundayız … yoksa  zaman içerisinde yok olup gideriz….

   Gerek dernek,gerek göç-türk federasyonu olarak yıllardan beri hep bu sıkıntıları gündeme getirdik… anacak bazı kişiler bizi hep bozguncu ve bölücü olarak göstermeye çalıştı….ama her zaman olduğu gibi -güneş balçıkla sıvanamadı…zaman içerisinde haklı olduğumuz ortaya çıktı….nitekim artık her yerde sosyal paylaşım siteleri dahil bu işin böyle yürümeyeceğini dile getirmektedir…

   Artık camiamızı temsil eden yönetimler ve başkanlar dik durmalı …bugün başka ,yarın başka olmamalı… herkese mavi boncuk dağıtmamalı…hizmet edenleri takdir etmeli ki,camiamızın içinde ne kadar fedakarca hizmet eden arkadaşlarımızın olduğunu biz çok iyi biliriz…birimizin sorunu hepimizin sorunu olmalıdır…. Camiamızın menfaatlerini her yerde cesurca savunmalıdır…çünkü bu mevkiiler yan gelip yatma yeri değildir…çünkü bu onurlu camia her şeyi fazlasıyla haketmektedir….

    Zaman zaman aramızda ,,balkan platformu’’adı altında oluşum girişimleri yapılmıştır…bu tür örgütler sanal olmaya mahkümdur…nitekim benzer bütün girişimler başarısız olmuştur…bu tür oluşumlar başarılı olabilmeleri için icraat güçleri olmalıdır… yani platform icraatın içinde olmalı….bundan dolayı bu platform bal-göç yönetiminin ta kendisi olmalıdır…bu yönetimde dernek temsilcileri ve camiamızda kanaat önderleri de yer almalıdır…ancak o zaman efektif olur.

    Ve bu yönetimin başkanı sözünün eri olmalı..vizyon sahibi olmalı…en son üyenin sorunu bile kendi sorunu olmalı…ve en önemlisi güven vermeli…ancak o zaman birlik beraberlik ve aramızdaki dayanışma sağlanabilir.

    Sonuç olarak bal-göç’ün yeni başkanı karar vermeli;

Benim için başkan olmak yeterli..kendime göre sözümden çıkmayacak yönetim oluştururum, protokoldeki yerimi alır,keyfime bakarım’’ tavrı içerisinde mi olacak ? ..yoksa herkesi kucaklayacak liyakat sahibi ve camiayı şahlandıracak yönetim mi oluşturracak? ..küçük olsun benim olsun zihniyeti ile hareket ederse:,, aynı tas,aynı hamam ‘’devam eder başkan da iz bırakmadan yok olup gider…..

   Ancak kimse kusura bakmasın …bu defa böyle olmasına kimse izin vermez….bu camianın geleceğini kimse ipotek altına alamaz….böyle tavır sergilenirse alternatif sivil toplum örgütleri güçlenir ve değişik kurumlar tarafından muhatap alınır…

   Ama diğer taraftan tüm dernek ve camiayı temsil eden bir yönetim oluşursa güçlü şekilde temsil ediliriz ve etkinliğimiz inanılmaz olur….başkan da tarihe geçer…

Çünkü tarih sadece güçlü ve cesur insanları yazar…

    Nihayetinde ne kadar güçlü olursak o kadar etkili oluruz…denklem bu kadar basittir…bu da  birlik beraberliğimizden geçer…

    Camiamızda birlik ,beraberliğimiz buradaki etkimiz açısından önemlidir,ancak güçlü ve etkili olmamız asıl bulgaristan ve balkanlardaki varlığımız için daha da önemlidir…cebel derneği her zaman bulgaristan’da soydaşlarımızı temsil eden ,,hak ve özgürlükler’’ hareketinin yanında yer almıştır…her ne kadar bu partinin içinde camiamızda rahatsızlık yaratan bazı kişiler yer alsa da biz dernek olarak olaylara hep kurumsal baktık…yani bazı sıkıntılar olsa da bunlar parti içinde çözülmek zorundadır…alternatif oluşumlara asla sıcak bakmadık ve bakmayacağız… çünkü kurumlar hancı,kişiler yolcudur….kişiler gelip gider kurumlar kalır...türklüğümüzün, dinimizin, dilimizin  ve oradaki varlığmızın selameti açısından bulgaristan’daki bütünlüğümüzü muhafaza etmemiz zaruridir…ve her kim bu birliğimizi bozmaya çalışırsa kimse kusura bakmasın bizim için türklüğünü inkar eden haindir….anlayışımız budur…

   Çünkü bulgaristan’da türklerin üzerindeki baskı her geçen gün artmaktadır ve artmaya devam edecektir…bu tesadüf değildir….bu planlı bir süreçtir…amaç oradaki soydaşlarımızı  tekrar göçe zorlamaktır…

   Biz bu konuları beş yıldır periodik olarak yazdığımız ve ilgili yerlere ilettiğimiz raporlarımızda tekrar tekrar gündeme getirdik…bu raporlarda dedik ki…asimilasyon politikalari aynen devam etmektedir ve artarak devam edecektir….

   Ancak bu defa daha tehlikeli olacaktır zira eskiden bu devlet kurumlarını kullanılarak yapılmaktaydı…şimdi ise bulgar halkını türk halkına karşı kışkırtarak yapılmakta….amaç etnik tahamülsüzlük yaratılarak oralardaki varlığımızı azaltmak….gerek asimile ederek,  gerek göçe zorlayarak….(ve ileriki yıllarda 89 göçüne benzer göç yaşanırsa kimse şaşırmasın)…oralarda türk şirketlerine iş yaptırmayacaklar  dedik…. Çeşitli zorluklar çıkaracaklar dedik… nitekim geçtiğimiz günlerde ulusal medyada da yer aldı …bulgaristana en büyük yatırımlarından bir tanesine  sahip türk şirketinin yönetim kurulu üyesine vize verilmemiş….hak ve özgürlüklerini içeriden üst düzey parti yöneticileri kullanarak vurmaya çalışacaklar dedik….cebel gibi türklük mücadelemizde sembol olmuş yerlerde aramıza nifak sokan kişiler kullanacaklar dedik….hatta burada ,türkiye’de de aramıza paralı provokatör ve ajanlar sokacaklar dedik….bunları yıllar öncesinden dedik … ve bugün baktığımızda yaptığmız uyarıların hepsi teker teker gerçekleşmektedir….

    Gerçi bizim yıllar öncesinden beri söylediklerimizi bazı kişiler daha yeni yeni dile getirmekte….,,aramızda ajanlar var,aramızda provokatörler var ‘’diye  ama olsun …amaç  bu konuları iyi tespit etmek ve göçmen kardeşlerimizi  bu oyunlara gelmemeleri hususunda uyarmak…artık bazı şeylerin ,,vatan ,millet, sakarya ‘’ edebiyatı  ile  yürümeyeceğini iyi anlamak lazım. ..gerek buradaki dernekler ,gerek hak ve özgürlükler hareketi ilerisi için müşterek  kısa,orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirmelidir….çalışmalar bilimsel ,planlı program çerçevesinde  yürütülmelidir….başarıların devamı ancak bu şekilde gelir …yoksa hezimet kaçınılmazdır…

    İşte hepsi bunları başarabilmemiz  için…balkanlardaki geleceğimiz  için biz burada güçlü olmalıyız…ve bu da yukarıda bellirtğim gibi birlik beraberliğimizden geçmektedir….

    Sözlerimi bitirmeden önce şunları söylemek istiyorum: ….. Bu dönem son defa aday oluyorum….her zaman ve her yerde söylediğim gibi …kurumsallaşma adına bu önemli...önümüzdeki dönem bu görevi başka değerli bir arkadaşımıza devredeceğiz….sonuçta kimse bulunmaz hint kumaşı değildir….biz de değiliz….kimsenin yeri doldurulamaz değildir……mezarlıklar yeri doldurulamayan insanlarla doludur…..ancak bu dönem allah kısmet ederse derneğimize  kalıcı bir merkez kazandırmak istiyoruz….sayın başkandan  yer konusunda yardımcı olmasını  rica edeceğiz…ve inşallah bunu hep beraber başaracağız…   

    Son olarak bugün burada karşınızda olmaktan son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum …sizlerden biri olduğum için mutluyum…cebelli olduğum için mutluyum…çünkü cebelli  olmak ayrıcalıktır….

    Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum….allaha emanet olun.